Kutsal Kitaplar ve Sahifeler

Güneş ol, doğ!.. Perdesini kapatan utansın!..

Archive for the ‘A – SUHUF (SAHİFELER)’ Category

” EY DÜNYA! SEN SÜSLENİP GÖZLERİNE GİRMEK İSTESEN DE, SALİH KULLARIM SENİ SEVMEZLER.

Posted by alfaomega230 Ocak 24, 2010

RİVAYET EDİLDİĞİNE GÖRE, İBRAHİM ALEYHİSSELAMA İNDİRİLEN SAHİFELER’DE ŞU SÖZLER VARDI:

” EY DÜNYA! SEN SÜSLENİP GÖZLERİNE GİRMEK İSTESEN DE, SALİH KULLARIM SENİ SEVMEZLER. BEN ONLARIN KALPLERİNE SANA BUĞZ ETME HİSSİNİ KOYDUM. BEN SENİ ONLARA LAYIK GÖRMEDİM. BEN SENİ DEĞERSİZ YARATTIM. SANA AİT OLAN BİR ŞEY BÜYÜK GÖRÜNSE DE, HAKİKATTE KÜÇÜKTÜR, KALICI VEHMİNİ VERSE DE, NİHAYETTE GEÇİCİDİR. HÜKMÜM ODUR Kİ, NE SEN KİMSEYE KALIRSIN, NE DE KİMSE SANA KALIR. SENİN ÜSTÜNE TİTREYEN, SENİ KISKANAN VE SENİN İÇİN KAVGA EDENLERİN BÜTÜN ÇABALARI DA BOŞUNADIR.

NE MUTLU SALİH KULLARIMA Kİ, KALPLERİNDE KENDİME KARŞI RIZA GÖRÜRÜM, DAVRANIŞLARINDA DA DOĞRULUK VE İSTİKAMETE ŞAHİD OLURUM. NE MUTLU ONLARA Kİ, KABİRLERİNDEN KALKTIKLARI ZAMAN, (HER TARAF ZİFİRİ KARANLIK OLMASINA RAĞMEN) ÖNLERİNDE NUR GÖRÜRLER VE (TEHLİKELERİN KOL GEZDİĞİ O MEÇHUL YERDE) MELEKLERİN ÖZENLİ REFAKATLERİNDE YÜRÜYÜP İNANDIKLARI (VE SEVDALANDIKLARI) CENNETİME GİRERLER.”

“MÜKAŞEFETÜ’L-KULUB” – İMAM GAZALİ HAZRETLERİ..

Reklamlar

Posted in 4- Suhuf-u İbrahim | ” EY DÜNYA! SEN SÜSLENİP GÖZLERİNE GİRMEK İSTESEN DE, SALİH KULLARIM SENİ SEVMEZLER. için yorumlar kapalı

Hz. ŞİT (a.s.)

Posted by alfaomega230 Ekim 10, 2009


Adem aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselâmın oğludur. Âdem aleyhisselâmın oğullarından Hâbil ile Kâbil çıkan anlaşmazlık neticesinde Kâbil, Hâbil’i öldürünce, Allahü teâlâ hazret-i Âdem’e, Hâbil’e karşılık ihsân olarak, yeni bir oğul verdi. Âdem aleyhisselâmın bütün çocukları ikiz olarak doğduğu hâlde, Şit aleyhisselâm tek doğdu.

Şit adı verilen yeni oğlun ismi İbrânice olup, Arapça karşılığı ”Allah’ın hibesi” mânâsınadır. İsmine ”Şis”de denilmiştir.

Âdem aleyhisselâmın oğullarından Kâbil, Hâbil’i şehit ettikten sonra doğmuş olan Şit aleyhisselâm, son peygamber Muhammed aleyhisselâmın nûrunu alnında taşıyordu. Bu sebeple Âdem aleyhisselâm onu pek fazla seviyordu.

Bütün evlâdı üzerine onu reis yaptığı gibi, vefât edeceği sırada da bütün yeryüzünün halifeliğine onu tâyin etti. Bu hususta vâsiyette bulundu. Ayrıca ilâhi sırları bildirip, bütün ilimleri öğretti.

Peygamber efendimizin nûruyla ilgili olarak oğlu Şit aleyhisselâma şöyle vasiyet etti: ”Oğlum Alnında parlayan bu nûr, son peygamber olan Muhammed aleyhisselâmın nûrudur. Bunûru mümin, temiz ve afif hanımlara teslim et ve oğluna da şöyle vasiyet et.”

Şit, bu vasiyet üzerine sâliha bir kızla evlendi. Sonra evlâtlarına da böyle vâsiyet ettiler. Onlar da bu vasiyete uyup öylece devâm ettiler.

Âdem aleyhisselâmın vefâtından sonra, Allahü teâlâ, Şit aleyhisselâma peygamberlik verdi. Elli sayfa (forma) küçük kitap indirdi. Bu kitaplarda hikmet ilmi, matematik, sanâyi bilgileri, kimyâ ilmi ve daha birçok şeyler bildirilmiştir. Şit aleyhisselâm zamânında insanlar çoğalıp, her tarafa yayıldılar. Onlara Allahü teâlânın emirlerini bildirip imân etmeye çağırdı.

Şit aleyhisselâmın dininin esasları, Âdem aleyhisselâmın bildirdiği dinin esaslarına uygundu. Şit aleyhisselâm ekseriyâ Şam’da ikâmet edip, insanlara, Allahü teâlâya imân etmeyi ve emirlerine uymayı bildirerek tebliğ vazifesini yaptı. Bin şehir kurup, hudutlarını tespit etti.

Şit aleyhisselâmın çocukları ve torunları imâr ettikleri şehirlerde yaşayıp, Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle meşgul oldular. Gâyet huzurlu bir hayat sürdüler.Aralarında düşmanlık buğz ve haset yoktu. Kötülüklerden, haramlardan ve isyândan uzak dururlardı.

Şit aleyhisselâm, Şam’dan Yemen tarafına gidip, azgın ve sapık bir hâlde yaşayan Kâbil’in oğullarını Allahü teâlâya imân ve ibâdet etmeye dâvet etti. Fakat bu kavim, Şit aleyhisselâmın dâvetini kabul etmeyip, sapıklıklarında ısrâr ettiler. Şit aleyhisselâm, onlarla savaş yaptı. Bu savaşta kılıç kullandı. İlk kılıç kullanan odur.

Yemendeki bu azgın kavmin bir kısmını kılıçtan geçirdi, bir kısmını da esir aldı. Babası, Âdem aleyhisselâmla veya kardeşleriyle Kâbe’yi balçık çamuru kullanarak taştan yaptı. Son peygamber olan Muhammed aleyhisselâmın nûru Şit aleyhisselâmdan onun oğlu Enûş’a geçti.

Şit aleyhisselâm, oğlu Enûş’a, babası Âdem aleyhisselâmın, Muhammed aleyhisselâmın nûruyla ilgili olarak kendisine yaptığı vasiyeti yaptı ve Enûş’u yeryüzüne halife tâyin ederek vefât etti.Ömrünün dokuz yüz on iki veya dokuz yüz elli yâhut da dokuz yüz sene olduğu rivâyet edilmiştir

Peygamberliğininse, iki yüz seksen iki veya iki yüz on iki yâhut da iki yüz kırk iki sene olduğu rivâyet edilmiştir. Şit aleyhisselâmdan sonra, çoğalarak yeryüzüne dağılan insanlar, zamanla doğru yoldan uzaklaşıp, çok azgınlık gösterdiler. Allahü teâlâ onlara İdris aleyhisselâmı peygamber olarak gönderdi.

Şit aleyhisselâm Âdem aleyhisselâmın öteki evlâtlarının hepsinden güzel ve faziletliydi. Sûret ve sirette yâni hâl ve yaşayışta tıpkı babasına benzediği için Âdem aleyhisselâm onu diğer evlâtlarından çok severdi.

Posted in 2- Suhuf-u Şit | Hz. ŞİT (a.s.) için yorumlar kapalı

Hz. İdris -aleyhisselam-

Posted by alfaomega230 Ekim 10, 2009

MERYEM SURESİ

56 – KİTAPTA İDRİS’İ DE AN; ÇÜNKÜ O, ÇOK SADIK (ÖZÜ, SÖZÜ PEK DOĞRU) BİR PEYGAMBERDİ.


57 – BİZ ONU YÜCE BİR YERE YÜKSELTTİK.

Posted in 3- Suhuf-u İdris | Hz. İdris -aleyhisselam- için yorumlar kapalı

Yeryüzünün Halifesi Hz. Adem

Posted by alfaomega230 Ekim 10, 2009

Bakara Suresi, 30-38. Ayetler

30 – Bir zamanlar Rabb’in meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Melekler): “A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediler. (Rabb’in): “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.

31 – Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.” dedi.

32 – Dediler ki: “Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin”.

33 – (Allah): “Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver.” dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): “Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim” dememiş miydim?” dedi.

34 – Ve o zaman meleklere: “Âdem’e secde edin!” dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.

35 – Dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”

36 – Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: “Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır.” dedik.

37 – Derken Âdem Rabb’ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

38 – Onlara dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Posted in 1- Suhuf-u Adem | Yeryüzünün Halifesi Hz. Adem için yorumlar kapalı

Suhuf-u İbrahim

Posted by alfaomega230 Ekim 10, 2009

Kur’an-ı Kerim’de ” Suhuf-u Ûla (ilk sahifeler)”den bahsedilmektedir. Bunların yukarıda bildirilen sahifeler olduğu anlaşılmaktadır (Taha, 20/133). Ayrıca A’lâ süresinin 18. ve Necm süresinin 36. ayetlerinde Suhufuİbrahim‘den ve Suhuf-u Müsâ’dan bahsedilmektedir. Bu iki suhufun içerdiği hükümlerle ilgili olarak Necm süresi 38. ayet ve devamında bilgi verilmektedir. Müsâ’nın sahifeleri ifadesiyle Tevrat kastedilmekle beraber,İbrahim‘in sahifeleri hakkında Kur’ân’ın dışında, her hangi bir yerde yeterli bilgi yoktur. Hattâ Yahudilerin ve Hıristiyanların kutsal metinlerinde bile bunlardan söz edilmez. Sadece Kur’ân-ı Kerim’de birisi Necm suresi 36. ayetinin devamında, birisi de A’lâ süresinde olmak üzere iki yerde Hz.İbrahim‘in getirdiği talimattan bazı bölümler zikredilmiştir (Mevdûdî, Tefhimül-Kur’an, terc, heyet, VI, 32).

Hz. İbrahim (a.s) indirilen sahifelerin mübarek ramazan ayının ilk gecesi indirildiğine dair Vâsıle b. el-Eska’ (r.a)’den gelen bir rivayet vardır (Ahmed İbn Hanbel, IV, 107).

Posted in 4- Suhuf-u İbrahim | Suhuf-u İbrahim için yorumlar kapalı

 
%d blogcu bunu beğendi: